1 Nisan 2010 Perşembe

Siyasi Siyonizmin Ortaya Çıkışı


Yahudiler asırlar boyunca Filistin'e dönüşün, ancak Mesih adını verdikleri bir kurtarıcı sayesinde mümkün olacağını düşünmüşlerdi.
Oysa 19. yüzyılın ortalarında iki haham bu konuya farklı bir yorum getirdi. Yahudilerin siyasi güce kavuştuklarını ve Avrupa'nın da Yahudilere yardım etmeye hazır olduğunu gören bu iki haham, Judah Alkalay ve Zevi Hirsch Kalisher, Yahudilerin Mesih'i beklemelerine gerek olmadığını öne sürdüler. Onlara göre Yahudiler kendi ekonomik ve siyasi güçlerini kullanarak ve büyük Avrupa devletlerinin desteğini alarak Filistin'e dönebilirlerdi. Bu hareket, Mesih'in geliş sürecinin de ilk aşaması olurdu.

Bu iki hahamın yaptığı yorum, bir süre sonra dindar olmayan, ancak ırk bilinci sayesinde kendilerini Yahudi hisseden genç milliyetçilere etki etti. Bunların en önemlisi kuşkusuz Theodor Herzl adlı genç Avusturyalı gazeteciydi. Herzl, iki hahamın yaptığı öneriyi aktif bir siyasi harekete dönüştürerek siyasi Siyonizm hareketini kurdu. Siyonizm, adını Kudüs'teki kutsal Siyon dağından almıştı ve uzun bir program sonucunda tüm dünya Yahudilerini Filistin'e döndürmeyi amaçlıyordu. Herzl, 1898 yılında İsviçre'nin Basel kentinde I. Siyonist Kongre'yi topladı. Burada Dünya Siyonist Örgütü kuruldu. Bu örgüt, İsrail'in kuruluşuna dek Siyonizm hareketini sabır ve inatla yürütecekti.

Siyonizm, içinde bulunulan dönemin milliyetçi hareketlerinin de etkisiyle ortaya çıkıp gelişmişti. Ancak belirlenen hedefleri gerçekleştirmek için bazı Siyonistler tarafından uygulanacak olan yöntemler -ileride de ele alınacağı gibi- hiçbir vicdan sahibi tarafından kabul edilemeyecek, hatta pek çok Siyonist tarafından bizzat reddedilecek hususlar içermekteydi.
Örgütün iki büyük hedefi vardı; Filistin'i Yahudi yerleşimi için uygun hale getirmek ve başta Avrupadakiler olmak üzere diasporadaki Yahudileri buraya göç ettirmek. Birinci hedef, 1917 yılında büyük bir aşama kaydetti. İngiliz hükümeti, ünlü Balfour Deklarasyonu'nu yayınlayarak I. Dünya Savaşı ile Osmanlı'nın elinden almış olduğu Filistin'de bir "Yahudi vatanı" kurma hedefini desteklediğini açıkladı. Bu, Siyonistler için büyük bir başarıydı. Dünyanın en büyük askeri ve politik gücü olan İngiltere açıkça onları desteklediğini ilan etmişti. Deklarasyon, Siyonizmi kuru bir hayal olarak gören pek çok kişiye bunların arasında çok sayıda Yahudi de vardı hareketin gerçekte ne denli güçlü olduğunu gösterdi.

Ancak aynı başarı Siyonistlerin ikinci hedefi, yani diaspora Yahudilerini Filistin'e transfer etme hedefi için geçerli değildi. Bu durum, Siyonistlerin karşısına büyük bir problem çıkardı. Dünya Siyonist Örgütü'nün tüm çağrılarına rağmen diaspora Yahudileri, özellikle de Siyonistlerin en çok önem verdikleri Avrupa Yahudileri, Filistin'e göç projesine sırt çevirdiler.
Bu sırt çevirişin nedeni basit bir umursamazlık değildi. Bu nedenle çözümü de basit olmayacaktı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder