1 Nisan 2010 Perşembe

Soykırım, Yahudiler ve Antisemitizm


Bu kitapta ele aldığımız Siyonizm, Yahudilik ve soykırım konuları şimdiye dek sayısız tartışmaya konu olmuş kavramlar olduğu için, öncelikle bazı temel prensipleri belirtmekte yarar bulunmaktadır. Kitabın geneli, bu önsözde anlatacağımız hususlar çerçevesinde anlaşılmalı ve yorumlanmalıdır.


Soykırımın Ardındaki Gerçek

Bu blogta II. Dünya Savaşı'nda Naziler tarafından Yahudilere ve diğer milletlere uygulanan zulüm, katliam ve soykırımın boyutlarını ele alacağız. Öncelikle belirtilmesi gereken husus ise, bizim hiçbir din, ırk ve etnik köken ayrımı yapmaksızın, her türlü soykırım, işkence ve zulme karşı olduğumuz gerçeğidir. Ne Yahudilere ne de bir başka millete karşı gerçekleştirilen en ufak bir haksız saldırıyı tasvip etmez, aksine telin ederiz.

Bu, Allah'ın Kuran'da insanlara emrettiği ahlakın gereğidir. Allah Kuran'da, yeryüzünde bozgunculuk çıkaranları, insanlara zulmedenleri, haksız yere cana kıyanları lanetler. "Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur" (Maide Suresi, 32) ayetiyle de bildirildiği gibi, cinayet işlemek tüm insanlara haram kılınmıştır. Rabbimiz tek bir masum insanın katlinin, bütün insanları öldürmek gibi büyük bir suç olduğunu bildirmiştir.

II. Dünya Savaşı yıllarında ve öncesinde, pek çok masum Yahudi insanın zulme maruz kaldığı ve hayatını kaybettiği ise açık bir gerçektir. Bu masum insanlara Naziler veya başka mihraklar tarafından uygulanan eziyetleri ve işlenen cinayetleri şiddetle kınıyoruz. Sadece Yahudiler değil, II. Dünya Savaşı'nda hayatını kaybetmiş on milyonlarca masum insana (Alman, Rus, İngiliz, Fransız, Japon, Çinli, Çingene, Hırvat, Leh, Berberi, Sırp, Arap, Boşnak vs. hangi milletten olursa olsun) karşı yapılanlar, asla mazur görülemeyecek zulümlerdir. Tarihçiler, II. Dünya Savaşı öncesinde ve savaş yıllarında yaklaşık 29 milyon sivil insanın Naziler tarafından (toplama kamplarında, gettolarda, askeri kıyımlarda, siyasi cinayetlerde) katledildiğini hesaplamaktadırlar.

II. Dünya Savaşı yıllarında, Avrupalı Yahudilerin Naziler tarafından büyük bir zulme uğratıldıkları tarihin tartışılmaz ve affedilmez bir gerçeğidir. Naziler, milyonlarca sivil Yahudiyi, aşağılayarak, hakaret ederek, küçük düşürerek evlerinden çıkarmış ve insanlık dışı şartların hakim olduğu toplama kamplarında esir etmişlerdir. Solda yer alan Auschwitzli Yahudi tutsakların ya da Buchenwald kampındaki ölü tutsakların aşağıdaki korkunç manzarası, Nazi zulmünün boyutlarını hatırlatmaya yeterlidir.

Bu blokta incelenen iki önemli konudan biri, bu korkunç vahşetin sorumlusu olan Nazi Almanyası'nın, İsrail'in bazı kurucuları ile gizli bir iş birliği içinde olduğudur. Bu pek çok insana şaşırtıcı gelebilir, ama tarihsel gerçekler, İsrail'in kurucularının (yani bazı Siyonistlerin) bir dönem Nazi Almanyası ile yakın bir iş birliğine giriştiklerini göstermektedir. Bunun nedeni, Nazi baskısının Avrupa Yahudilerinin Filistin'e göç etmeleri için iyi bir gerekçe oluşturacağını düşünmeleridir. Kendi soydaşlarına ve daha pek çok millete korkunç bir zulüm getirecek olan Nazi İmparatorluğu'nu, ekonomik ve siyasi yönden desteklemiş, Nazilerin ırkçı politikalarını alkışlamışlardır.

Bu ise önemli bir konudur, çünkü Nazi vahşeti ve bu vahşete maruz kalan Yahudilerin trajedisi, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana politik bir malzeme olarak kullanılmaktadır. İsrail Devleti içindeki bazı unsurlar, kendi işgal ve terör politikalarını meşrulaştırmak ve kendisine yönelik eleştirileri susturmak için, sürekli olarak "soykırım" kavramına sığınmıştır. Gerçekte İsrail'in kurulması, büyük ölçüde soykırım kavramının getirdiği uluslararası destek ve sempati sayesinde mümkün olmuştur. Bu kitapta işleyeceğimiz bir diğer konu ise, Nazilerin soykırım politikasının sadece Yahudilere değil; Çingeneler, Polonyalılar, Slavlar, dindar katolikler, Yehova Şahitleri, bedensel ve zihinsel özürlüler gibi farklı etnik, dini veya sosyal gruplara da yönelik olduğudur. Nazi vahşetinin en büyük mağdurlarının, toplama kamplarında toplam 5.5 milyon insan yitirmiş olan Yahudi milleti olduğu doğrudur. Ama toplama kamplarında ölen insanların toplam sayısı 11 milyonu aşmaktadır ve bunun yarısından fazlası yukarıda belirttiğimiz gruplara mensup olan insanlardır. Bu insanların yaşadıkları soykırımın da Yahudi soykırımı kadar hatırlanması gerekmektedir. Nazi vahşetini sadece Yahudilere yönelik bir girişim olarak göstermek, başta sözünü ettiğimiz "soykırımı siyasi malzeme haline getirme" çabasının bir parçasıdır ve yanlıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder